You are hereElif Savaş FELSEN

Elif Savaş FELSEN


By doğa - Posted on 21 November 2009



Malta Köşkü’nde Turk Gay Club’ün Düzenlemiş Olduğu ilk etkinlik olan Akşam Yemeğine Davetimiz üzerinde Elif Savaş FELSEN’in göndermiş olduğu mektup.
Kendisine Teşekür Ediyoruz.
Sanatçı Hakkında :
Elif Savaş Felsen, Amerika’da yaşayan bir opera sanatçısı ve yazar. Kendisinin 19 ve 20 yüzyıllarda yaşamış gey bestecilerin eserlerini seslendirdiği bir CD’si bulunmaktadır. Yakın zamana kadar Elele Dergisi’nde Seksper adı altında yazdığı yazılarda da gey toplumun hakları ve sorunları ile ilgili konulara ısrarla değinmiştir. Halen Amerika ve Türkiye’de gey haklarının kazanılmasında elinden gelen bütün çabayı göstermektedir.

Sevgili Türk Gay Club,
Beni davet ettiğiniz için çok mutlu oldum. Ne yazık ki sizlere katılmam mümkün olmadı. Ama bu mektup vasıtasıyla hepinize sevgilerimi yollamak istiyorum.
Bir süredir homoseksüellerin haklarının kazanımı uğraşılarına katılıyorum. Aslında gey hakları, insan hakları teriminin biraz takmış takıştırmışı değil mi? Türkiye için lükstür, başka acil problemler varken bununla mı uğraşacağız diye düşünenler olabilir. Ben Türkiye için hiçbir ilerlemenin, hümanizmde bir adım daha katetmenin lüks olmadığını düşünüyorum. Türkiye için hiçbir iyilik, doğruluk lüks değildir. Nasıl ki bizden daha gelişmiş toplumların hastahanelerine, sokaklarına, eğitimine, kurumlarına özeniriz, homoseksüel vatandaşlarının istifade ettigi “varolma” hakkına da özeniriz. Çünkü
hepimiz daha iyisini hakediyoruz. Sadece şu kesim, bu kesim değil, Türkiye’de yaşayan insanların hepsi, tamamı, dini, dili, ırkı, cinselliği ne olursa olsun. Hepimiz “var olma lüksü”ne layıkız. Ancak bir birlik olunursa, toplumun her kesimi ve her cinsi için adalet istenirse, ancak toplum iki elin parmakları gibi birbiriyle kenetlenirse ilerleme kaydedebilinir. Biz kadın haklarını alamazken homoseksüellerin haklarıyla mı uğraşacağız diye, toplumun bir bölümü geride bırakılamaz. Bir bölümün hakları için savaşım verilirken, diğer bölümü, sadece çoğunluğa yabancı ve tuhaf ve belki çirkin ve ahlaksızca geliyor diye görmezden gelinemez. Çünkü özgür sayılan bir toplumda şu şahsa ait varlık hakkı kabulümdür ama bu şahsa ait varlık hakkını reddederim olmaz. Toplum hep beraber özgür değilse, nasıl özgür sayılır? Toplumun vicdanı, bir grubu ezerken, aşağı görürken nasıl temiz kalabilir? Toplum birbirine sımsıkı düğümlenmiş bir halı gibiyse bir tarafı sökülmeye terkedilmiş halıdan hayır mı gelir?
Ben, Türkiye’de bütün homoseksüeller, kadınlar, çocuklar, şu dindekiler, bu dindekiler, dinsizler, şu ırktanlar bu ırktanlar, sakatlar, açlar, eğitimsizler, ezilenler, toplum dışına itilenler haklarını, özgürlüklerini yaşayana kadar gece başımı yastığıma huzurla koyamayacağım. Çünkü bileceğim ki, şu deseniyle, renkleriyle övündüğüm halıda tahammül edilememesi gereken sökükler vardır. O çürümüşlüklere göz yumuyorsam eğer, ben de hak yiyenlerle işbirliği yapıyor sayılırım.
Biz geylere özel hak istemiyoruz. Biz, geylerin sadece ve sadece insan olmalarının getirdiği doğal haklarını istiyoruz. Zarar görmeme haklarını. Eşitlik haklarını. Başkasından ne az, ne fazla. Nefret ettikleri için değil, sevdikleri için küçük görülen, dışlanan bir grup insanın var olma haklarını istiyoruz. İnşallah müsait bir zamanda değil. Belki ileride değil. Uygun ortamda değil. Sonra düşünürüz değil. Yarın değil. Şimdi.
Türk Gay Club’ın ailesiz kalmışlara yuva olmasını diliyorum. Kalbim sizlerle.
Elif Savaş FELSEN